|
Umrenin Yapılışı
Umre
yapmak isteyenler, gerekli hazırlıkları yaptıktan ve iki rek’at ihram
namazı kıldıktan sonra, "Allah’ım! Senin rızan için umre yapmak
istiyorum. Bunu kolaylaştır ve kabul eyle" diye niyet edip "telbiye"
söyleyerek ihrama girerler. Bu şekilde ihrama girdikten sonra Kâbe’yi
usulüne göre tavaf ederler. Nihayet Safa ile Merve arasında sa’y yaptıktan
sonra tıraş olup ihramdan çıkarlar. Böylece umre tamamlanmış olur.
Umrenin
ihramına, bu kitabın "İhrama Girmek" konusunda belirtildiği şekilde
girilir. Umrenin tavafı, sa’yi ve tıraş olup ihramdan çıkılması da
yine bu kitabın, "Tavafın Yapılışı" ve "Sa’yin Yapılışı"
ile "Tıraş Olup İhramdan Çıkmak" konularında tarif edildiği
şekilde yapılır.
Mikat
sınırları dışında kalanlar umre için ihrama, Mikat sınırlarında veya
daha önce girerler. Harem Bölgesinde bulunanlar, Harem bölgesinin dışına
çıkarak ihrama girerler. Harem Bölgesi ile Mikat sınırları arasında (Hıl
Bölgesinde) olanlar ise bulundukları yerden ihrama girerler.
Ülkemizden
gidip de, Mekke’de bulundukları süre içinde umre yapmak isteyenler,
genellikle Medine-Mekke otoyolu üzerinde ve Harem-i Şerif’e yaklaşık
5 km
. uzaklıkta bulunan "Ten’im"e giderek ihrama girmektedirler. Bugün
burada "Hz. Aişe Mescidi" bulunmaktadır.
Umrede
Kudüm tavafı, Arafat ve Müzdelife vakfeleri, Şeytan taşlama ve Veda tavafı
gibi görevler (menasik) yoktur.
Haccın
ihram, tavaf, sa’y ve tıraş gibi menasikinde, rükün, şart, vacip ve sünnet
olan hükümler, umrenin menasikinde de söz konusudur.
Hac,
ibadet olduğundan vekilin, normal hac masrafı dışında bir ücret istemesi
caiz olmaz.
Hacca
vekil gönderen kimsenin, üzerine farz olan hac yükümlülüğünden
kurtulabilmeleri için, vekil olarak gönderdiği kimsenin hac masraflarını
karşılaması gerekir.
Hac
organizasyonlarında görev alanların hac yolculuğu masrafları genellikle
organizasyonca karşılanmaktadır. Bu durumda görevlinin bir başkası adına
vekil olarak haccetmesiyle adına hac yaptığı kişinin hac borcu ödenmiş
olmaz. Görevlinin annesi babası gibi varisi olduğu kimseler bundan müstesnadır.
BAŞKASI ADINA NAFİLE OLARAK YAPILAN HAC
Bir
müslümanın, yaptığı her türlü ibadet, taat ve hayrın sevabını,
ister sağ, ister ölmüş olsun, bir başka müslümana bağışlaması
caizdir. Buna göre, bir kimse vekil edilmese bile, başkası adına nafile
hac yapar ve sevabını ona bağışlayabilir.
Başkası
adına yapılacak nafile hac için, vekilin ehil olması ve adına haccettiği
kimse için niyet edip ihrama girmesi yeterlidir.
|